| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | split hairs f. | kılı kırk yarmak | ||
|
The British Government is just splitting hairs in its pathetic attempts to justify military attack. İngiliz Hükûmeti askeri saldırıyı meşrulaştırmaya yönelik zavallı girişimlerinde adeta kılı kırk yarıyor. More Sentences |
||||
| Deyim | ||||
| Deyim | split hairs f. | kılı kırk yarmak | ||
|
The British Government is just splitting hairs in its pathetic attempts to justify military attack. İngiliz Hükûmeti askeri saldırıyı meşrulaştırmaya yönelik zavallı girişimlerinde adeta kılı kırk yarıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | split hairs f. | ince eleyip sık dokumak | ||
| Genel | split hairs f. | küçük değişiklikler yapmak | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | split hairs f. | ince eleyip sık dokumak | ||
| Deyim | split hairs f. | ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak | ||
| Deyim | split hairs f. | uzun uzadıya incelemek | ||